Carnac – Müzik Grubu Önerisi

Carnac, kendi tanımları ile Türk bir death metal grubu. 2015'de yayınladıkları ilk albümden sonra, 2017 mayıs ayında yayınladıkları ilk tam albümleri Times Undone üzerine bu yazıyı yazıyorum.

Genel itibari ile benim dinlediğim veya dinlemekten hoşlandığım türlerin dışında kalmasına karşın, yine kendi deyimleri ile ve dinledikten sonra fark ettiğim üzere; grup death metali, classic melodic death metal, progressive metal ve black metal ögeleri esintileri ile yeniden harmanlamışlar.

Bu harmanlama veya belli bir çizginin üzerinden gitme durumu kağıtta karışık dursa da, parçalar içinde fark edilmesinin zor olmasına karşın, albümün tamamında hissedilir durumda denilebilir.

Benim yeni metal gruplarında fark ettiğim bir diğer durum ise, tüm parçalar üzerinde sanki eşit derecede durulmuş durumu genellikle albümü olduğu gibi bütün olarak hatırlamamıza yol açıyor, Carnac'ın Times Undone albümü için, albüm içinde kendini gösteren ve benim açımdan sırıtan bazı parçalar olduğunu ve bu durumun daha iyi olduğu söyleyebilirim.

Cessation

Albümün en fazla sevilecek parçası olduğunu düşündüğüm bu ilk parça, liriklerine sürekli "times undone" (albümün adı) geçiriyor olması ve parçanın adının times undone olmaması ikilemi dikkatimi çekti. Bildiğiniz gibi albümlerin "çıkış parçasının" albüm ile aynı isme sahip olması gibi bir trend var. Ayrıca bu parçanın grubun tarzını en iyi şekilde (en azından albümün tarzının) anlattığını düşünüyorum. Dinlemeye bu şarkıdan başlanılabilir.

Mountains of Red

Bu parçanın lirik ve albümün konseptine güzel bir örnek olduğu söylenebilir.

"Dreaming of warm seas, of calmest shores
Yet under daggers with the thinnest of hopes"

İçinden çıkılamayan bir durumdan bahseden şarkıda, literal olarak bir saldırgandan kaçmaya çalışan birisinin silüeti çizilebilir, aynı parçadaki bir diğer satırda ise;

"Should not take long to pierce such small hands"

Hançere subje olan kişinin küçük ellere sahip olduğunu, diğer bir satırda ise;

"Where all devoted children go"

Bu kişilerin çocuklar olduğundan bahsettiği söylenebilir. Bu örüntü albüm boyunca sürdürülmüş, buna ek olarak baştan sona doğru bir hikaye örüntüsü olduğu da dikkat çekiyor. "Let us sail far" satırı ile başlayan the vital spark parçası da, bir nordic referansın yanında, çocukların savaştan veya onları öldüren kişilerden kaçtıklarını da düşünebiliriz.

Bu olay örüntü imgesinin neye karşılık oluşturulmuş olduğu konusunda bir fikrim olmamasına karşın çok merak ettiğimi söyleyebilirim.

The Vital Spark

Albümü ilk kez dinlerken, parçanın uzunluğu ve yapısal olarak marjinal olduğu dikkatimi çekti. 8 dakikalık bu parçada melodik olarak özellikle 7. dakikadan sonrasının çok orijinal bir tat bıraktığını söyleyebilirim.

Buna ek olarak albümde fark ettiğim çizgi farklılığını dile getirmeden de edemeyeceğim, albümü çok rahat 2 farklı albüme ayırabilecek belirlilikte şarklılara arasında fark olduğu söyleyebilirim. Özellikle albümdeki sıraya göre 4. parça sonrasında yapıda değişiklik fark ettiğim.

Önceki stüdyo albümü olmayan ilk albümden daha da koyu ve karanlık bir sese bürünmüş olmasıyla da dikkatimi çeken albümün grubun yeni olmasına ters orantılı olarak kaliteli olduğunu söyleyebilirim.

Yazar
Burak Tokak
Sitenin altyapısı ile de ilgilenen, mediavel ve uzay konseptini seven, hikaye güdümlü oyunları seven alabildiğine stereotipik mühendis arkadaşımız.
Eklenme Tarihi: 27 Mayıs 2017 487 Görüntüleme